Kategoriler
Uncategorized @tr

Covid-19 ile Mücadelemize Devam Ediyoruz

Merhaba, EREN ET olarak küresel çapta toplum sağlığını tehdit eden Koronavirüs (Covid-19) salgınıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu süreçte en büyük önceliğimiz müşterilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığını korumak. Bu amaçla,

Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nca alınan önlemlere ek pek çok koruyucu önlem ve kararı uygulamaya aldık.

Covid-19 ile ilgili Hijyen planımız çerçevesinde tüm çalışma alanlarımızda (ofis,üretim alanı, sosyal alanlar..) eğitim, hijyen ve dezenfeksiyon programlarını titizlikle sürdürmeye devam ediyoruz.

Tüm personelimize eğitim vererek sosyal mesafe kurallarını uyguladık. Çalışanlarımızın sağlığını yakından takip ettik.

Tüm bunlara ek olarak;

Çalışanlarımızı, Koronavirüs salgınının dünyada başladığı ilk günden bu yana, dikkat edilmesi gerekenler konusunda düzenli aralıklarla bilgilendirmeye ve gerekli tüm koruyucu önlemleri almaya devam ediyoruz.

Tüm çalışanlarımız için maske, sıvı dezenfektan ve eldiven gibi gerekli kişisel koruyucu malzemeleri tedarik ettik.

Hastalığın çıktığı ve vaka sayısının artış eğilimi gösterdiği anda toplum sağlığını korumak adına, hastalık belirtisi gösteren personelleri hemen en yakın sağlık kuruluşuna yönlendirerek, yakından takip ettik

Tüm eğitimlerimizi, toplantılarımızı, etkinlik  gerektiren çalışmalarımızı  sosyal mesafe kuralına uygun şekilde organize ettik.

Bu kapsamda toplumsal sağlığımız için gerekli tüm önlemleri etkin bir şekilde aldığımızı ve hizmetlerimizi kesintisiz olarak sürdüreceğimizi bildirmek isteriz.

Sağlıklı günler dileriz.

Aziz IŞIKCEVAHİR

Veteriner Hekim

Kategoriler
Uncategorized @tr

Kırmızı Et Tüketmenin 9 Faydası

Havalar soğudu ve bağışıklık sistemimiz, koronavirüs salgını nedeniyle her zamankinden daha güçlü kalmalı. Bağışıklık sisteminin güçlü tutulabilmesi için yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor ve tüketilmesi gereken besinlerin başında ise kırmız et geliyor.

Dr. Öğretim Üyesi İlkay Gök, protein, demir, çinko, selenyum ve B12 vitaminine sahip olan kırmızı etin 9 faydasını sıralıyor.

Et sadece sağlık açısından yararlarının yanı sıra kilo vermek isteyenlerin diyetlerinin ana merkezi haline geldi. Kas miktarını artırmak isteyenler de et odaklı diyetlerden faydalanıyor. Ayrıca et, büyüme çağındaki çocuklar için de çok önemli bir protein kaynağıdır.

Bağışıklık sistemini destekler ve yaraların, kırıkların, vücuttaki hasarların iyileşmesinde önemli rolü vardır. Etin faydalı olması için kilolarca tüketmemize de gerek yok. Yaklaşık 100- 150 gr yağsız veya az yağlı et tüketmek hem günlük protein ihtiyacımızı karşılar hem de yanına pek çok artı destek verir. Doğru miktarda ve doğru pişirilmiş az yağlı et, aslında bir sağlık iksiridir.

İşte kırmızı et tüketmenin 9 faydası…

– Et, bir aminoasit olan L-karnitini yüksek miktarda içerir. 100 gr ette ortalama 56 – 162 mg L-karnitin bulunuyor. Özellikle kilo vermek isteyenlerin son dönemde haplarını kullandığı, vücutta enerji yakımını hızlandırdığı tespit edilmiş bir amino asit olan L-karnitinin kalp sağlığına, diyabete ve kilo vermeye desteği oldukça fazla görülüyor. Bu amino asitin dışarıdan alınan sentetik haplar yerine etten alınmasının da önemli olduğunu vurgulayan İlkay Gök, etten elde edilen L-karnitinin haplara göre emiliminin daha yüksek olduğunu dile getiriyor.

– Et, çok güçlü antioksidanlardan glutatyon açısından en zengin kaynakların başındadır. Vücudumuzda glutatyon seviyesini yüksek tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir. Glutatyonun yaşlanma karşıtı, uzun ömürlü yaşam, hastalıklardan koruma, kronik hastalık riskini azaltma, bağışıklık sistemini güçlendirme gibi özellikleri bulunuyor.

Vücudumuzdaki her hücreyi, pek çok kronik hastalığa neden olacak hücresel hasardan koruyan glutatyon, eksikliği nedeniyle meydana gelen oksidatif stres ve enflamasyonun da önüne geçiyor. Vücudumuzun glutatyonu sentezlemek için amino aside ihtiyaç duyması ve bu amino asitlerin de ette bulunması, etin faydalarını bir kez daha kanıtlıyor.

Kategoriler
Uncategorized @tr

Demir eksiliğine karşı bu besinler tüketilmeli

  • Kansızlık neden olur? Belirtileri nelerdir? Hangi besinler demir açısından zengindir? Dr. Mesut Ayyıldız, kansızlıkla ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunur. Nefes alırken akciğerdeki oksijen, bu hemoglobinin yapısına bağlanarak taşınır. Bu hemoglobinin kanda bulunması gereken miktarın altında olması sonucu kansızlık (anemi) ortaya çıkar. Bu olması gereken minimum değerler erkekte 13 g/dl, kadında ise 12 g/dl dir. Bunlar Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği değerlerdir. 6 yaşa kadarki çocuklarda 11 g/dl, 6-15 yaş arasında ise 12 g/dl’nin altında olması kansızlığın göstergesidir. Beslenme yetersizliği sonucu bu durum ortaya çıkabilir. Uygulanan yanlış rejim, et yememek, hazır gıdalarla beslenmek demir eksikliği anemisi nedenlerindendir. Demir emiliminde yetersizlik, bazı hastalıklar sonucu demirin bağırsaklardan vücuda emilmesi yetersiz olabilir. Kronikleşmiş bağırsak hastalıkları, mide ameliyatları, sindirim bozuklukları sonucu demir alımı yavaşlar. Bağırsak hastalıkları ya da geçirilen hastalıklar sonucu kanama olabilir. Ayrıca adet döneminde fazla miktarda kan kaybedilir. Diyetle demir alımı yetersiz kalır. Ek demir beslenmesine ihtiyaç vardır. Yoksa bu kan kaybı sonucu kansızlık ortaya çıkar. Sindirim sistemi sorunlarında, ülseri veya kronik gastriti olanlarda kanama sonucu demir eksikliği anemisi oluşabilir. Bunlar dışında nadir de olsa kansızlığa neden olabilecek durumlar vardır. Alyuvarların idrarla atılması, sürekli aspirin kullanmak, parazitler, kurşun zehirlenmeleri gibi.

Kansızlık (anemi) bulguları nelerdir?

Demir eksikliğinde vakaların çoğunda bir belirti görülmez. Yapılan kan tahlilleri sonucu teşhis konabilir. Eğer hastalık ilerlemiş ve şiddetli ise halsizlik, solukluk, yorgunluk, iştahsızlık, kabızlık gibi durumlar oluşur. Fiziksel bir aktivite sırasında çarpıntı, nefes almada güçlük, çabuk yorulma hastalığın şiddetine göre ortaya çıkar. Hastalar pika toprak ya da kil gibi yiyecek olmayan maddeleri yemek ister. Bunlar dışında şu belirtiler olabilir:

• Baş dönmesi, kulak çınlaması,
• Ağız kenarında çatlaklar,
• Tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması,
• Dilde kızarma, çatlak ve kabarcık oluşumu,
• Yutarken zorlanma, ağrılı yutma, demir eksikliği olan çocukların yürümesi, oturması, konuşması gecikir. Bu çocuklarda davranış bozukluğu ortaya çıkar ve öğrenme güçleşir. Bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalığa yakalanma ihtimali artar.

Demir hangi besinlerde bulunur?

Demir ette ve bitkilerde bulunur. Karaciğer, kırmızı et, dalak, yumurtanın sarısı, yeşil sebze, fındık, fıstık, kuru üzüm, pekmez, kuru baklagiller demir bakımından zengindir. Ayrıca ette bulunan demir daha kolay emilir. Bu yüzden etle beslenmek demir ihtiyacı bakımından önemlidir. Un ve ekmek demirden zenginleştirilebilir.

Kategoriler
Uncategorized @tr

“Kırmızı eti 2-3 sene içerisinde ihraç eder duruma geliriz”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Türkiye, Allah’a çok şükür, bugün itibarıyla balığı da kanatlıyı da ihraç eder durumda. İnşallah kırmızı et konusunda da 2-3 sene içerisinde ihraç eder duruma geliriz. Burada biraz zamana ihtiyaç var.” dedi.

Pakdemirli, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinin (GAİB) toplantı salonunda düzenlenen Tarım ve Orman Sektör Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle 2023’e kadar halkın kendilerine vize verdiğini söyledi.

Yeni sistemle halka daha iyi hizmet üretebilmek adına çalışmalar yapıldığını ifade eden Pakdemirli, bakanlık görevine getirildikten sonra çiftçinin, üreticinin ve köylünün ayağına giderek sorunu ve çözüm önerilerini tespit etmeye çalışacağına dair karar aldığını hatırlattı.

Sorunların hepsine vakıf olduğunu ve tüm sorunların ortak olduğunu anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Sorunlarla ilgili fotoğrafı çok iyi çektik. Elimizin problemlerinizin üzerinde olduğunu iyi bilin. Sizin sorunlarınız, bizim derdimiz. Önümüzdeki 20-25 sene içerisinde üretimi yüzde 50 arttırmalıyız.

Herkes de bunun bilincinde. O yüzden sizleri memnun edecek şartları oluşturmamız lazım. Geçici bir dönem sorun yaşayabiliriz. Geçen seneye oranla gübreniz yüzde 60 arttı, yeminiz yüzde 40 arttı. Bunların hepsinin farkındayız.

Diğer taraftan da satacağınız buğday, arpanın fiyatlarına bunları nasıl yansıtırız, fiyat anlamında nasıl avantajlı oluruz, bunları da hesaplıyoruz. Hepsini biliyoruz, hepsini çözeceğiz. Bize biraz zaman verin. Tarımda iki şey var.

Birisi hemen çözülecek sorunlar, diğeri de zamana ihtiyaç duyulanlar. Türkiye, Allah’a çok şükür, bugün itibarıyla balığı da kanatlıyı da ihraç eder durumda. İnşallah kırmızı et konusunda da 2-3 sene içerisinde ihraç eder duruma geliriz. Burada biraz zamana ihtiyaç var ama Türkiye önemli olan stratejik ürünlerde kendi kendine yeten, fazlasını topluma veren ülke olmakla mükelleftir.”

Gaziantep’e yapılan yatırımlar

Gaziantepli çiftçilerin hasretle beklediği Doğanpınar Barajı ve Hamidiye Göleti’ni hizmete aldıklarını bildiren Pakdemirli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Özellikle 2 milyar 126 milyon lira yatırımla devasa Düzbağ Projesi’ni tamamlayarak, Gaziantep’e 97 milyon metreküp memba kalitesinde içme suyu getirdik. Gaziantep’imize hayırlı, uğurlu olsun. Ayrıca 5 bin 40 dekar araziyi sulayacak olan 46,5 milyon lira maliyetli Güneş Göleti ve sulamasını da bu yıl tamamlayacağımızı buradan tekrar hatırlatmak isterim. Hayvancılıkta Gaziantep’i şaha kaldıracak bir büyük projemiz daha var. Oğuzeli ilçesi Çayırbaşı mevkisinde 2,7 milyon metrekare alanda kuracağımız 2. Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi ile Gaziantep, bölgenin ve civar illerin et ihtiyacının büyük bir kısmı karşılayacak. Daha tek tek sayamadığım birçok müjdemizin de gazi şehrimiz, çalışkan Gaziantep’imize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”